ÇOK UZUN ZAMAN OLDU YAZMAYALI

Merhaba Sevgili Halkla İlişkiler Blog takipçileri, çok büyük herycanla başladığımız PR bloğuna ara vermek durumunda kaldık. şimdi fırsat buldukça yazacağım. sizlerinde bloğu geliştirmek adına önerileriniz varsa bizlerle paylaşırsanız bloğumuzu birlikte geliştiririz.

Sevgiler

Meryem Arslan Gürsoy

KURUMSAL İLETİŞİM VE HALKLA İLİŞKİLER

Şirketler ve diğer kurumlar için reklam dışındaki tüm iletişim süreçlerinin yönetilmesi kurumsal iletişim profesyonelleri tarafından gerçekleştirilir. Kurumun müşteri, potansiyel müşteri, ortak, tedarikçi gibi paydaşları ile iletişimlerini yöneten kurumsal iletişimciler aslında çok farklı alanlarda sahip oldukları becerilerini ve bilgi birikimlerini çalıştıkları kurum için seferber ederler. İletişim becerileri ve organizasyonel beceriler bunların başında gelmektedir. İyi bir kurumsal iletişim yöneticisinin görevi tüm bu iletişim süreçlerini şirketin itibarını yükseltecek şekilde sağlıklı bir şekilde yönetmektir. Bu süreçlerde en çok yardım aldığı kurumlar ise halkla ilişkiler şirketleridir.

Kurumsal iletişimin kurum dışında yürütülen kısımları başta halkla ilişkiler ajansları olmak üzere etkinlik yönetimi, sosyal sorumluluk yönetimi ve sponsorluk yönetimi yapan firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sertifika Programı katılımcılarına hem kurum hem de ajans tarafında bu süreçlerin nasıl işlediği üzerine kapsamlı bir eğitim vermektir.

Kimler Katılmalı: Gerek kurum tarafında gerekse halkla ilişkiler ajansları tarafında olsun kurumsal iletişim ve halkla ilişkilerin herhangi bir alanında kariyer hedefleyen profesyoneller bu programa katılarak kurumsal iletişim süreçlerinin tümüne hakim olabilirler.

Eğitim Konuları:

– Stratejik Halkla İlişkiler Yönetimi

– Medya İlişkileri

– İtibar/Algı Yönetimi

– Etkinlik Yönetimi

– Sponsorluk

– Kriz Yönetimi

– Sosyal Sorumluluk Projeleri Yönetimi

– Müşteri Deneyimi Yönetimi

Program Koordinatörü: Özgür Sağmal

Program Eğitmenleri:

Ahu Parlar (Koç Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörü)

Asya Deniz Akyol (Su CSR Danışmanlık Yönetici Ortak)

Başak Solmaz (TÜSİAD Medya İlişkileri Bölümü Sorumlusu)

Burcu Yatmazoğlu (Hilton Worldwide Otelleri İstanbul Bölge Pazarlama ve Halkla İlişkiler Müdürü)

Canan Demiray (Effect Halkla İlişkiler/Edelman Müşteri İlişkileri Direktörü)

Demet Kilerci (Saat&Saat Medya İlişkileri Direktörü)

Ela Belül (Ünite İletişim Pazarlama İletişimi Grup Koordinatörü)

Hasan Yeşilyurt (TAV Kurumsal İletişim Uzmanı)

Huri Çamlı (MPR Halkla İlişkiler Yönetmeni)

İrem Poyraz (Sabancı Holding Kurumsal İletişim Müdürü)

Melis Gürbüz (Pirelli Reklam ve Halkla İlişkiler Yöneticisi)

Özge Kızılcıkoğlu (DiaSA Reklam ve Halkla İlişkiler Süpervizörü)

S. Miray Orağlı (Acıbadem Sağlık Grubu Kurumsal İletişim Uzmanı)

Seçkin Uysal (Siemens Kurumsal İletişim Marka ve Reklam Uzmanı)

Selçuk Ramazanoğlu (Pernod Ricard Ürün Müdür Yardımcısı)

Program Süresi: 8 hafta ve 24 saat

Program Başlangıcı: 22 Eylül 2011

Eğitim Saatleri: Perşembe 19:00-22:00

Eğitim Yeri: Dolapdere Kampüsü

Program Ücreti: 500 TL  İNDİRİMLİ 250 TL

Program en az 7 katılımcı ile açılır.

Kaynak:http://www.bilgimacademy.com

Meryem Arslan

İnternet Bağımlılığı Alkol, Çikolata ve Kahveyi Geçti

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Mobil kullanımın artmasıyla beraber internetle olan ilişkimiz artık bağımlılık boyutuna geldi. Öyle ki yapılan son araştırmalar online olmaya duyduğumuz bağımlılığın alkol, sigara ve kahve gibi bağımlılık yaratan alışkanlıklardan daha yoğun olduğu ortaya çıkardı.

Telenav‘ın 514 mobil internet kullanıcısı Amerikalı ile yaptığı araştırmaya göre ankete katılanların yüzde 55′i bir hafta boyunca kullanmamak üzere internet ve kahve arasında bir seçim yapmak zorunda kalsalar kahveyi bırakacaklarını belirttiler. Bıracakları alışkanlık çikolata olunca bu oran yüzde 63′e, alkol olunca ise yüzde 70′e çıktı.

Yani bırakılamaz denilen ve vücudumuza onarılamaz zararlar veren sigara ve alkol gibi alışkanlıklar  internete erişimin kesilmesi tehdidi karşısında bırakılabiliyorlarmış. En azından fikir bazında.

Araştırmadan çıkan diğer sonuçlar da oldukça ilginç. Ankete katılan her üç kişiden biri bir hafta online kalabilmek için bir hafta cinsel ilişkiye girmeyebileceğini, her beş kişiden biri ise bir hafta ayakkabısız gezebileceğini belirtmiş. Cinsel ilişki yerine mobil interneti tercih edenlerin yüzde 70′inin kadın, ayakkabı yerine interneti tercih edenlerin yüzde 43′ünün iPhone sahibi olması diğer ilgi çekici detaylar.

Anketten çıkan diğer bir sonuç ise sinemada cep telefonu kullanımı ile ilgili. Verilere göre akıllı telefon sahiplerinin yüzde 31′i e-postalarını ya da kısa mesajları sinemada bile kontrol ediyorlar. Normal telefon sahiplerinin ise yalnızca yüzde 7′sinin sinemada böyle bir alışkanlığının olduğu ortaya çıkmış.

ABD’de yapılan bu araştırma Türkiye’ye de adapte edilse benzer sonuçlar çıkacaktır. Neticede görülüyor ki akıllı telefonlar ve online kalma alışkanlıkları yalnızca online yaşantımızı değil offline alışkanlıklarımızı da etkiliyor.

Kaynak: http://sosyalmedya.co/internet-bagimliligi/

 

Meryem Arslan

Yurt, burs, kredi başvuruları yapacaklar dikkat!

Halen bir yükseköğretim kurumuna devam eden ara sınıf öğrencilerinin yurt, burs, öğrenim ve katkı kredisi başvuruları 7 Ağustos 2011 tarihinde sona erecek.

YURTKUR Genel Müdürü Hasan Albayrak yaptığı yazılı açıklamada, halen bir yükseköğretim kurumuna devam eden ara sınıf (ön lisans, lisans, ve yüksek lisans) öğrencilerinin yurt, burs, öğrenim ve katkı kredisi başvurularının 7 Ağustos 2011 tarihinde sona ereceğini bildirdi. Albayrak, başvuruların kurumun ”www.kyk.gov.tr” adresindeki internet sayfasında devam ettiğini belirtti.

Albayrak, 2011-2012 öğretim döneminde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavına girerek bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan hazırlık ve birinci sınıf öğrencilerinden yurtlarda barınmak burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen öğrencilerin ise ÖSYM tarafından üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklandığı tarihten itibaren başvurularının alınacağını kaydetti.

Yüksek lisans, doktora, ön kayıt ve özel yetenek sınavı ile yükseköğretim programlarına girecek öğrencilerin başvurularının 19 Eylül-2 Ekim 2011 tarihleri arasında ”www.kyk.gov.tr” adresindeki internet sayfasından yapılacağını belirten Albayrak, kurum yurtlarında barınmakta iken devam ettikleri öğretim kurumlarını normal süresinde bitiremeyen öğrencilerinin başvurularının ise daha önce barındıkları yurt müdürlüklerince 12-23 Eylül tarihleri arasında kabul edileceğini ifade etti.

Albayrak, 2011-2012 öğretim yılında yurtların 12 Eylül 2011 tarihinde hizmete açılacağını da duyurdu.

 

Yüksek Lisans öğrencilerinden seçim takip projesi

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Öğrenim gören bir grup yüksek lisans öğrencisi, 12 Haziran seçimleri öncesi internet üzerinden interaktif bir seçim izleme projesinin başlangıcını yaptı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans programında öğrenim gören bir grup öğrenci, 12 Haziran’da gerçekleştirilecek Milletvekili Genel Seçimi için Türkçeleştirdikleri açık kaynak kodlu özel bir projeyi hayata geçirdi. Seçim Takip adı verilen projede, site katılımcıları seçim hakkındaki güncel haber, fotoğraf ve videoları lokasyon bazlı olarak http://secimtakip.org/ adlı adresten paylaşabilecek. “Vatandaş Gazeteciliği” konsepti üzerine kurgulanan projede, öğrenciler hedeflerini “en kısa zamanda, en uzakta kalan haberi duyurmak” olarak belirlediler. Proje, Ushaidi adlı açık kaynak kodlu haritalandırma yazılımına dayanıyor. Öğrenciler tarafından Tükçeleştirilen yazılımfarklı projelerde de

ücretsizolarak kullanabilecek.

Projenin Medya ayağında Voice of America Radyosu var

Voice of America Radyosu Türkiye Masasının katkılarıyla gerçekleşen projede, Voice of America Radyosu aynı zamanda projenin medya ortağı oldu. Sosyal medya mecralarının aktif kullanımıyla dikkat çeken projeye, katılımcılar projenin resmi Twitter ve Facebook hesapları üzerinden takip edilebilecek ve site katılımcıları bilgilerini bu hesaplar üzerinden paylaşabilecek. Proje hakkında güncel bilgi ve duyurulara http://twitter.com/#!/secimtakip ve http://www.facebook.com/pages/secimtakip adresleri üzerinden erişim sağlanıyor.

Meryem Arslan

Bilgi’den mezun olmak… BİLGİM

Üniversiteli olmak okuduğun süre boyunca üzerinde taşıdığın bir ünvan oluyor,peki ya mezun olduktan sonra? Bu defada üniversite mezunu ünvanı yapışıyor üstümüze,her öğrenci üniversiteden mezun olduğunda kısa bir zaman da olsa sudan çıkmış balığa dönüyor… Ardından sorular başlıyor “ne yapmalıyım,mezun muyum, öğrenci mi….vs” Ve inanın bu pek de haz verici bir duygu değil…:) Çünkü hayatımızın en güzel en verimli ve en dinamik zamanını yaşadığımız döneme denk gelir üniversite, bulunduğumuz ortama fazlasıyla alışmış ve bağlanmışızdır,mezun olana kadar bu ortamdan bir gün gelip ayrılacağımızı kabul etmeyiz, ve nezaman ki o güzel,hüzünlü,gururlu, o karma karışık duygulu mezun güzü gelir işte o zaman anlarız, “artık okulda olamayacağız” işte tamda bu noktada ‘Bilgi Mezunlar Derneği’ olan ‘Bilgim’ giriyor devreye. Ozaman daha rahat hissediyor insan kendini, çünkü okulla bağlatısını en aktif şekilde kuracak olan en doğru mercidir Bilgim. 2009 yılında yirmiki kişi tarafından kurulan Bilgim her yıl mezun öğrencilerini bir araya getirmek için “Homecoming’ partileri düzenliyor. Yapılacak tek şey ‘Bilgi Mezunlar Derneği’ne üye olmak, basit brokratik üye olma koşulları sayesinde üye olmayı zorlaştırmıyor. Üye olunduğu takdirde okurken sahip olduğumuz olanaklardan yeniden yararlanabiliyoruz; BİLGİ yüksek lisans ve doktora programlarında %20 indirim
BİLGİ ve BİLGİ Eğitim tarafından gerçekleştirilen sertifika ve kurs programlarında %30’a varan indirimler
BİLGİ havuz ve spor tesislerinde üniversite mensuplarına geçerli fiyattan %15 indirim
BİLGİ kütüphanelerini kullanım (görsel ve işitsel kaynakları ödünç alma dahil)
BİLGİ Yayınlarında indirim %30’a varan indirimler
BİLGİ’nin yıl boyunca düzenleyeceği MayFest, konser, gezi, parti, vb etkinlikleri için BİLGİ öğrencileri ile aynı fiyattan yararlanma.

Bunların yanısıra,bünyesinden doğan Bilgim Academy sayesinde 12 dalda eğitimini gördüğümüz bölümlerin pratik eğitimleri verilmektedir, aynı zamanda bünyesinden doğan diğer bir mecra olan Vitae dergisi sayesinde her sektörden kendi bakış açımızdan haberleri alıp daha ‘Bilgili’ olacağımıza inanıyorum. Bu yazıda Bilgili arkadaşlarıma teşekkürlerimi ileterek çalışmalarında başılar dilemek istiyorum, bizlerin bağını Bilgimizden koparmadıkları için…

Sevgiler….

Üye olmak isteyenler http://www.bilgim.org.tr adresinden ulaşabilirler…

Sema Tuncer Uçar

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR/KURUL KARARIN İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

25 MAYIS 2011/İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

052520115441 400x224 İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR/KURUL KARARIN İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  1. TELKODER: BTK’nın kurul kararı iptal edilsin ve aşağıda belirtilenler konusunda uygulamalar geliştirilsin:
    1. Merkezi filtreleme olmasın;
    2. Filtrelemeyi her ISP kendi belirlesin ve filtreleme kullanıcıların taleplerine göre şekillensin;
    3. ISP ve STK’lar filtreleme konusunda kullanıcıya yönelik algı oluşturmada aktif rol alsın;
    4. Filtreleme konusu STK’lar bünyesinde tartışılmalıdır. BTK regülatör kurumdur, icracı olmamalıdır.
  1. İsmail Hakkı Polat (Kadir Has Üniversitesi): İşin eğitim ve bilinçlendirme yönü ön plana çıkartılmalıdır. Kurul kararı geri çekilmelidir. Bu bilinçlendirme kampanyasına destek verecekler. Ulaştırma Bakanlığının Evrensel Hizmet fonu bu amaçla kullanılsın. Tüm okullara yeni medya okur yazarlığı ile ilgili dersler konulsun. Türkiye’deki tüm iletişim fakülteleri internetin bililnçli kullanımı konusunda içerik hazırlayıp, tüm halkı bilgilendirmek için sertifika programı düzenlensin.
  1. EKŞİ SÖZLÜK: BTK’nın şeffaf olması lazım. Kurumun dışsal bir otorite tarafından denetlenmesi gerekiyor (STK ve özel sektörün de dahil olduğu).
  1. ÖZGÜR UÇKAN: Yurtdışından verilen örneklerin hiçbirinde devlet tarafından bu iş yapılmıyor. Bu yanlıştan dönmek kurul kararını iptal etmek lazım. İsteyen istediği filtreyi kullansın. BTK icracı olmasın, düzenleyici olsun. demokratik ülkelerde olduğu gibi STK’lar aracılığıyla bu işi takip etsin.
  1. Alternatif Bilişim Derneği: Karar iptal edilsin, filtreleme tercihe bırakılsın,  tüm düzenlemelerde kişisel verilerin korunmasına vurgu yapılsın. Merkezi filtreleme olmasın. Eğitim konusuna destek veriyoruz. DNS, proxy teknolojileri konusunda da yasaklama yönteminden vazgeçilmesi gerekir.
  1. İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası başkanı (Metin Baltaoğlu): Meslek odası olarak hazırladığımız ücretsiz filtreleme yazılımının havuz sistemi akademisyenlerle STK’ların kontrolüne bırakılsın. Yapılan ihbarlar değerlendirilsin. İsteyen vatandaşlar bu havuz sistemindeki veritabanını kullansın.
  1. AYTEKİN YİĞİT (İnt. Kafe Odası Başkan Vekili): Bilinen STK’lardan oluşan bağımsız ve yaptırım gücü olan bir kurul oluşturulması (akademisyen, hukukçu ve psikologlardan oluşan) ve bu kurulun tüketici şikayetlerini değerlendirmesi, yasaklanması istenen siteler hakkında değerlendirme yapması, kurulun belirlediği listenin ailelerin tercihine bağlı olarak evlerde kullanılmasının sağlanması; BTK veya İnternet Kurulu kapsamında olablir ama icra gücü yaptırım ve denetim gücü olsun. Eğitim ve aydınlanma projesi kapsamında İnternet Kafelerden faydalanılsın aile eğitimi konusunda.
  1. EZGİ KÖKSAL (İnternetime Dokunma Etkinliği/sosyal medya): Sosyal medyayı gençler kullanıyor en fazla. Bu medya aracılığıyla BTK veya TİB gibi kurumların kararlarını sosyal medya üzerinden görüşe açması ve gençlerin görüşlerini doğrudan bu mecradan alalım. BTK’nın neden facebook/twitter sayfası yok. Gençler unutulmasın.
  1. SERHAT AYAN (internet gazetecisi):
  2. Filtreleme madem ki çocuklar için yapılıyorsa mevcut listeden (standart paketten) müstehcenlik tanımı çıkartılsın
  3. Sehven kapatılan siteler: buna sebep olan TİB veya BTK cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmalı. Hesap verebilir olmalılar.

10.  FATİH SARI (Bilişm muhabirleri derneği) 5651 sayılı kanunu masaya yatırmak lazım. TİB’i doğuran yasa bu. 5651’in dünya standartlarına getirilmesi lazım.

11.  BT Dünyası: Kurul kararındaki md. 9/f. 2 hayata geçirilsin.

12.  ATIF ÜNALDI: Karar kaldırılsın. Bundan sonra alınacak kararlarda niyetler açıkça ortaya konulsun. Eğer karar kalmaya devam edecekse 11. madde kaldırılsın.

13.  CENGİZ TANRIKULU: İdari para cezalarına ilişkin madde 9/f.8 muğlak. Açığa kavuşturulsun.

14.  TBD: Filtreleme ilkelerinin BTK tarafından belirlenmesi, filtrelemenin ISP seviyesinde yapılması,  loglama yapılmayacağının açıkça belirlmesi, İnternet Kurulu altındaki bir komisyon tarafından filtrlenen içeriğe yönelik şikayetlerin değerlendirilmesi gerekiyor.

15.  LAMBDA İSTANBUL: Kişilerin ifade özgürlüğüne ilişkin, kendilerini ifade etikleri sitelerin filtrelenmemesi, sansürlenmemesi, kelimeleri temel alan filtreleme taslağının tamamen geri çekilmesi, belirli toplulukları tanımlayan (lezbiyen, gay gibi) kelimelerin yasaklanmaması.

16.  SELİN KUNT (internet gazetecisi): Uygulama tamamen kaldırılsın. Ama devam edecek olursa madem 4 farklı pakette filtreleme olacak o zaman standart paketten çocuk pornograsfisi hariç hepsi kaldırılsın. Ve bütün erişim engellemeler kaldırılsın.

17.  Alternatif Bilişim Derneği (ekleme): STK’lar olarak daha sıkı işbirlikleri yapalım.

18.  TBV/TÜBİSAD: Kurum kararında yapısal değişiklikler yapılmalı. Öncelikle veri tabanlarının ve veritabanı sahiplerinin düzenlenmesi gerekir. (BTK hariç) Herkesin istediği zaman veritabanı oluşturmasını, seçebilmesini ISP’lerin bunları kullanıcılarına sunabilmesi. Veritabanlarından çıkış için gerekli prosedürün düzenlenmesi gerekir. İtiraz mekanizmalarının oluşturulması gerekir. 5651 sayılı kanunda değişiklik yapılması ve bunun için TCK’daki suçlardan hareket edilmesi gerekir. Veri tabanlarının kayıt ettirilmesi ve sürecin düzenlenmsi gerekir. Eğer karar değişmeyecekse bildirimlerin abonelik sözleşmesi ile alınmaması, bilgilendirmelerin sms ile de yapılabilmesi gerekir.

19.  TTNET: 20 Haziran’dan önce bir toplantı daha yapalım.

SONUÇ:….

  1. Cevap bekleniyor BTK’dan.
  2. Tüm bu görüşler STK’lara aittir ve derhal BTK’ya sunulacaktır.

http://erkansaka.net

Meryem Arslan